TBMM'ye Karşı Çıkan Ayaklanmalar

23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açılmış; 3 Mayıs 1920’de de Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti kurulmuştu. Bu Meclis bir yandan yurdu işgal eden düşmana karşı mücadele ederken, diğer yandan da İstanbul Hükümeti, azınlıklar ve Milli Mücadele’ye karşı olanlar tarafından çıkarılan iç ayaklanmalarla uğraşmak zorunda kalmıştı.
Kurtuluş Savaşı’nın en tehlikeli ve sıkıntılı dönemi, iç ayaklanmaların çıktığı dönemdir.bu ayaklanmalarda en büyük rol İstanbul Hükümeti başındaki Damat Ferit Paşa'nındır.Damat Ferit Paşa’ya göre Anadolu’da başlayan Milli Mücadele hareketi; “I. Dünya Savaşı’nda terfi etmiş birkaç subayın işidir. Anadolu’daki hareketler, sönmüş bir saman alevinden başka bir şey değildir.” Fakat, Anadolu’da başlayan Milli Mücadele giderek büyümüş, güçlenmiş; ülke çapında örgütlenilerek Ankara’da yeni bir meclis ve hükümet kurulmuştu.
Damat Ferit Paşa, Milli Mücadele’yi ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmak için bazı çarelere başvurdu. Bunlardan birincisi; Anadolu’da yaşayan Milli Mücadele’yi ve önderlerini karalamak, halkı Milli Mücadele’ye karşı kışkırtıp ayaklanmalar çıkarmak ve Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını ortadan kaldırarak Milli Mücadele’yi başsız bırakmaktı.
İkincisi ise; İtilaf Devletleri’yle bir an önce bir barış antlaşması imzalamaktı. Öncelikle, Türkye Büyük Millet Meclisini toplatmak için Damat Ferit Paşa İngilizlerin baskısıyla Şeyhülislam Dürrizade Efendiden 10 Nisan 1920’de bir fetva aldı. Bu fetva ile, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını vatan haini ilan etmiş; Anadolu’da Dürrizade Efendiden 10 Nisan 1920’de bir fetva aldı. Bu fetva ile, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını vatan haini ilan etmiş; Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’yi Osmanlı Devleti ve padişaha karşı bir isyan olarak gösterip halkı ayaklanmaya çağırmıştı.
Damat Ferit Paşa, 11 Nisan 1920’de bir beyanname yayımlayarak Anadolu’da uyanan Milli Mücadele’nin tüm ülkenin işgaline yol açacağını, bu işgale neden olanların idam edileceğini belirtiyordu. Şeyhülislam’ın imzaladığı fetvalar, İngiliz uçakları ile ülkenin her tarafına dağıtılıyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşları İstanbul’daki Divanı Harp’te yargılanmış, 24 Mayıs 1920’de idama mahkum edilmişlerdi. Gerek Şeyhülislam’ın fetvaları, gerekse İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkındaki beyanları etkili olmuş ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde iç ayaklanmalar başlamıştı.
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı bu ayaklanmaların nedenleri;
İstanbul Hükümeti’nce halkın dini duygularının istismar edilerek Milli Mücadele’ye karşı kışkırtması.
Osmanlı Devleti’nin zayıflaması nedeniyle, Anadolu’da bazı ailelerin gücü ve otoriteyi ellerine geçirip, Türkiye Büyük Millet Meclisinin emirlerine uymak istememeleri.
Azınlıkların Avrupa devletlerinin tahriki ile bulundukları bölgelerde bağımsız devlet kurmak istemeleri.
Bazı Kuvayımilliye birliklerinin Milli Mücadele adına halktan zorla para, yiyecek ve silah toplamaları; halkı kendi görüşlerine göre yargılamaları, yeni orduya katılmak ve devlet düzenine girmek istememeleridir.

1919 yılında İstanbul Hükümeti’nin kışkırtması ile başlayan bu ayaklanmalar işgal devletleri tarafından desteklenerek 1921 yılına kadar sürmüştür.
Bu ayaklanmaları dört grupta toplayabiliriz:

1.Doğrudan doğruya İstanbul Hükümeti tarafından çıkarılan ayaklanmalar (Kuva-yı İnzibatiye, Aznavur)
2.İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nce çıkarılan ayaklanmalar (Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı, Yozgat, Afyon, Konya ve Milli Aşireti ayaklanmaları).
3.Azınlıkların çıkardığı ayaklanmalar (Pontus ve Ermeni).
4.Kuvayımilliye yanlısı olup da daha sonra ayaklananlar (Demirci Mehmet Efe, Çerkez Ethem).

1) Doğrudan Doğruya İstanbul Hükûmeti Tarafindan Çıkarılan Ayaklanmalar:
İstanbul Hükûmeti tarafından doğrudan düzenlenmiş, bunun için ayaklanma birlikleri kurulmuştur. İngilizlerin isteği üzerine çıkarılan bu ayaklanmaların ikisi çok önemlidir.

a. Anzavur Ayaklanması:
Osmanlı subayı olan Ahmet Anzavur, İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri’nde aldığı destekle Kuva-yı Muhammediye adında güçlü birlikler o l u ş t u r m u ş t u r. Ahmet Anzavur yönetiminde, İstanbul Hükûmeti tarafından düzenlenen bu ayaklanma, Çanakkale Boğazı’nın İngilizler için güvenliğini sağlamak ve Ayvalık yöresinde Yunanlılara karşı savaşan ulusal kuvvetleri arkadan vurmak amacıyla ortaya çıkmıştır. İngiliz çıkarlarını korumak için Manyas, Susurluk, Gönen ve Ulubat dolaylarında çıkan bu isyan Millî Kuvvetler tarafından bastırılmıştır (28 Kasım 1919).
Ahmet Anzavur, bir süre sonra yine aynı bölgede ikinci defa ayaklandı (16 Şubat 1920). Bu ayaklanmada Çerkez Ethem tarafından bastınldı( 16 Nisan 1920). 10 Mayıs 1920’de Adapazarı ve Geyve yöresinde Ahmet Anzavur tekrar isyan etti. Ahmet Anzavur’un bu isyanını da Batı Cephesi komutanı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) bastırdı.

b. Hilâfet Ordusu (Kuva-yı İnzibatiye Düzen Sağlayan Kuvvetler):
İstanbul Hükûmeti, Geyve ve çevresindeki Kuvayimilliye birliklerine karşı kullanmak üzere İngilizlerin teşvik ve yardımıyla Hilafet Odusu da denilen Kuva-yi İnzibatiye (Düzen Sağlayan Kuvvetler) adında bir ordu kurdu. İstanbul ve Anadolu arasında geçişi sağlayan, Geyve ve çevresinde Millî Kuvvetler bulunmaktaydı. Ayaklanma bu bölgede bulunan Kuvayimilliye birliklerini bölgeden çıkarmak amacıyla çıkartılmıştır. Geyve ve çevresinde Millî Kuvvetlerin bulunması İngilizlerin işine gelmiyordu. Çünkü, İstanbul yönüne geçişi sağlayan Geyve ve çevresinin İngilizler tarafından tutulması halinde, İzmit ve doğusu güvenlik altına alınabilirdi. Bu yüzden Milli Kuvvetlerin varlığı İngilizlerin işine gelmiyordu. Çünkü İstanbul Boğazı tehlikeye düşüyordu.
İngilizler, Kuva-yı İnzibatiye birliklerine her türlü silah ve cephane yardımı yaparak onları bölgede bulunan Kuvayimilliye’nin üzerine göndermişlerdir.
Çok şiddetli çarpışmalardan sonra, Batı Cephesi komutanı Ali Fuat Paşa tarafından Kuva-yı İnzibatiye’nin saldırıları geri püskürtülmüştür. Böylece İngilizlerin teşviki ile İstanbul Hükûmeti tarafından yürütülen, Kuva-yı İnzibatiye diğer adıyla Hilafet Ordusu’nun çıkardığı ayaklanma bastırılmış oldu.

2) İstanbul Hükûmeti’nin ve İşgal Güçlerinin Kışkırtmaları Sonucunda Çıkan Ayaklanmalar:

a. Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı Ayaklanmaları:
İngilizlerin isteği ve İstanbul Hükûmeti’nin kışkırtmaları sonucunda çıkan Düzce’den başlayarak Hendek, Bolu ve Adapazarı bölgelerine yayılan bir ayaklanmadır.
İngiltere, İstanbul Boğazı’nı kontrolünde tutmak istediği için Boğazın doğu kısmı olan Düzce, Hendek, Bolu ve Adapazarı civarında bir tampon bölge oluşturmaya çalışıyordu. Amacı, Millî Kuvvetlerin Marmara Denizi’ne ve İstanbul Boğazı’na yaklaşmasını önlemekti. Bu nedenle İngiltere bu bölgenin karışıklık içinde olmasını istiyordu. Bunu da çıkacak isyanla sağlamayı düşünüyordu.
Nihayet İngilizlerin isteği ve Osmanlı Hükûmeti’nin de kışkırtmaları sonucunda bu bölgede ayaklanmalar başladı. 12 Nisan - 31 Mayıs 1920 tarihleri arasında gerçekleşen birinci Düzce Ayaklanması ile 8 Ağustos - 23 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen ikinci Düzce Ayaklanması, Hendek, Bolu, Gerede, Mudurnu, Nallıhan, Beypazarı ve Kızılcahamam’a ulaşarak Ankara’yı tehdit eden bir durum kazanmıştır.
Ayaklanmayı bastırmak üzere 24. Tümen Komutanı Mahmut Bey gönderilmiştir. Ancak Tümen Komutanı ve Kurmay Heyeti Hendek’te pusuya düşürülerek şehit edilmiştir. Bunun üzerine Adapazarı’na Ali Fuat Paşa komutasında Bolu’ya ise Refet Bey komutasında kuvvetler gönderilerek üç ay süren çatışmalardan sonra isyan bastırılmıştır.

b. Yenihan (Yıldızeli) Ayaklanması
14 Mayıs 1920’de Yenihan’ da (Yıldızeli) Postacı Nazım ile Çerkez Kara Mustafa’nın başlattığı isyan kısa sürede Tokat, Zile ve Boğazlıyan taraflarına da yayılmıştır. Antep bölgesinden gelen Kılıç Ali Bey’in kuvvetleri ile Erzurum’dan gelen milî kuvvetler Zile’yi ele geçirerek isyanı bastırmışlardır (12 Haziran 1920).

c. Yozgat Ayaklanması:
Yozgat’ın köklü ailelerinden Çapanoğulları Ankara Hükûmeti’ne karşı idiler. Yozgat mutasarrıfı Necip Beyin de millî hükûmete karşı olması ve Temsil Heyetinin kararlarını yerine getirmemesi Yozgat’ta isyanın oluşmasında etkili oldu.
Çapanoğlu Edip ve Celal Beyler, Ankara’ya bir telgraf çekerek Ankara’da bir meclisin toplanmasının, padişahın arzusuna ve kanunlarına aykırı olduğunu belirterek millî hükûmeti tanımadıklarını bildirmişlerdir.
Bunun üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi bu kişilerin tutuklanması kararını almıştır. Durumdan rahatsız olan Çapanoğulları adamlarıyla isyan ederek
13 Haziranda Yozgat’ı kuşattılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu isyanı bastırması için 19 Haziran da Ethem Bey’e görev verdi. 23 Haziran’da Yozgat’a gelen Ethem Bey kısa sürede şehri ele geçirerek isyancıları cezalandırdı. Böylece 19 Mayıs 1920’de başlayan I. Yozgat Ayaklanması 27 Ağustos 1920’de sona erdi.
Ethem Bey, 22 Haziranda başlayan Yunan saldırısı sebebiyle kuvvetleriyle beraber bölgeden ayrılınca Yozgat’ta tekrar bir hareketlilik başladı. 5 Eylül 1920’de ikinci Yozgat Ayaklanması çıktı. İsyan Erbaa, Zile ve Ortaköye kadar yayıldı. İsyanı bastırmak üzere Eskişehir bölgesinde bulunan Çerkez Ethem’in yardımcılarından ikinci Kuva-yı Seyyare birlikleri komutanı Çolak İbrahim Bey görevlendirildi. İbrahim Bey 23 Eylülde Yozgat’a gelerek isyancılarla mücadeleye girişti. İsyan büyük ölçüde bastırıldı. Ancak bütün isyancıların temizlenmesi yıl sonuna kadar sürdü.

d. Afyon Ayaklanması:
Yunanlıların kışkırtması ve desteği ile Afyon civarında Çopur Musa adında biri, etrafına toplandığı kuvvetlerle 21 Haziran 1921’de Çivril’i basmıştır. Halifelik elden gidiyor propagandasıyla halkı ayaklandırmıştır. Millî Kuvvetlere yenilen Çopur Musa Yunanlılara sığınmıştır. Yunanlılar Batı Anadolu’da daha rahat ilerleyebilmek için bu isyanı çıkarttırmışlardır.

e. Konya Ayaklanması:
Birinci Bozkır İsyanı, 27 Eylül-4 Ekim 1919 tarihleri arasında Bozkır’da, İstanbul Hükümeti’nin kışkırtması sonucu başladı. İsyan, Milli Kuvvetler tarafından bastırıldı.
Hemen arkasından çıkan İkinci Bozkır İsyanı ise Arif Bey komutasındaki kuvvetler tarafından bastırıldı. Konya’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesine karşı çalışmalarda bulunan İngiliz Muhipler Cemiyeti üyeleri, halkı Milli Mücadele’ye karşı kışkırtıyorlardı. Cemiyet’in ortaya çıkarılması ve üyelerinin tutuklanması üzerine, Cemiyet üyeleri tarafındın isyan başlatıldı.Fakat bu isyan, Milli Kuvvetler tarafından kısa sürede bastırıldı. Bir süre sonra Delibaş Mehmet adlı bir asi,Çumra’da 500 kadar asker kaçağı ile ayaklandı ve Konya’yı işgal etti. Hükümet konağını ele geçirdi. Ayaklanma, Beyşehir, Akşehir, Akseki’ye kadar yayıldı. Bunun üzerine içişleri Bakanı Refet Paşa komutasındaki kuvvetler Konya’ya girerek isyan bastırdı. Mersin’e kaçarak Fransızlar’a sığınan, oradan İstanbul’a geçen ve tekrar Konya’ya gönderilen Delibaş Mehmet, kendi adamları tarafından öldürüldü.

f. Millî Aşireti Ayaklanması:
Güneydoğu Anadolu’da bir Kürt Devleti kurmak için çıkarılmış bir ayaklanmadır. Fransızların kışkırtması ile Urfa ve civarında ortaya çıkmıştır. Güneydoğu Anadolu Bölgemizin Fransızlar tarafından işgalini kolaylaştırmak için çıkarılmıştır.
Urfa’nın Fransızlardan kurtarılmasında büyük yararlılıkları görülen Millî Aşireti Fransızlarla işbirliği yaparak Türkiye Büyük Millet Meclisine isyan etmiştir (8 Haziran 1920).
Milli Kuvvetlerle desteklenen XIII. Kolordunun 5. Tümen birlikleri Viranşehir do laylarında yapılan s avaş larda Milli Aş ireti is yancılarını yendiler ve onları Fransızlarla birlikte geri çekilmek zorunda bıraktılar (18 Haziran 1920). 24 Ağustos 1920’de Viranşehir ve Siverek’te tekrar başlayan Millî Aşireti isyan, 7 Eylül’de askeri birliklerin ve Milli Kuvvetlere bağlı aşiretlerin yardımıyla bastırıldı.
İstanbul Hükûmeti’nin ve İtilaf Devletleri’nin kışkırtmaları ile başka ayaklanmalar da görüldü. Bunlar; Koçkiri, Şeyh Eşref ve Ali Batı Ayaklanmalarıdır.

f. 1. Koçkiri İsyanı:
6 Mart 1921 tarihinde başlayarak 17 Haziran 1921 ortalarına kadar sürdü. İsyan Koçhisar, Zara, Suşehri, Erzincan, Ovacık, Kemah, Refahiye bölgelerinde yayıldı. İsyanın yayılmasında bölgedeki aşiret reislerinin kışkırtmaları da önemli rol oynadı. İsyan Milli Kuvvetler tarafından bastırıldı.

f. 2. Şeyh Eşref Olayı (Tart İsyanı):
26 Ekim-24 Aralık 1919 tarihli arasında Bayburt merkezinde Şeyh Eşref adında bir kişinin peygamberlik iddiası ile ortaya çıkması üzerine başladı. Gönderilen kuvvetlerle isyan bastırıldı.

f. 3. Ali Batı İsyanı:
Ali Batı isimli bu aşiret reisi İngilizlerin kışkırtmasıyla Milli Hükümete karşı Mardin, Midyat, Nusaybin bölgelerinde ayaklanma çıkardı. Milli Mücadele’nin yanında olan aşiretler ve 5. Tümen tarafından bastırıldı.

3) Azınlıkların Çıkardıkları Ayaklanmalar:
Milli Kuvvetleri oldukça uğraştıran isyanların bir kısmını da azınlıklar çıkartmıştır. Azınlıklar, Osmanlı Devleti’nin büyük hoşgörüsünden yararlanarak asırlarca Anadolu’da hür ve rahat bir hayat yaşamışlardır. Devlet zayıflamaya ve parçalanmaya başlayınca çeşitli teşkilatlar kurarak isyan etmişler ve kendi devletlerini kurmak için mücadeleye girişmişlerdir.
Çukurova ve Doğu Anadolu’da Ermeni devletleri kurmak isteyen Ermeniler Güneyde Fransızların desteğinde Adana’ya girdi (10 Temmuz 1920). Ermeni İntikam Alayı bu bölgede Müslüman halka büyük zulümler yaptı. Doğu illerini ele geçirmek isteyen Ermeniler, doğuda topraklarımıza saldırdılar. Ermeniler buralarda Müslüman halka zulüm etmiş ve katliamlarda bulunmuştur.
Doğu Karadeniz Rumları da tarihte yaşamış olan Pontus Devleti’ni yeniden kurma hayaline kapılarak ayaklandılar. Rum Patrikhanesi’nin ve İngilizlerin gayret ve yardımlarını gören Pontus Rumlarının ayaklanması bütün çevreye yayıldı. Samsun, Çarşamba, Terme, Bafra, Amasya, Merzifon, Vezirköprü, Ladik, Gümüşhacıköy, Havza, Tokat, Erbaa ve kısmen Trabzon dolaylarını içine aldı. Rumlar, Müslüman halka
büyük zulümde bulundular. Can ve mal kaybına sebep oldular. Yeni Türk Devleti’ni uzun süre uğraştıran bu ayaklanma, ancak kesin zaferin kazanılmasından sonra Düzenli ordunun gayreti ile kesin olarak bastırıldı (6 Şubat 1923).

4) Kuvayı Milliye Taraftarı Olup Sonradan Ayaklananlar:
Düzenli ordular kurulup, kuvayimilliye birliklerinin düzenli ordulara katılması istenince bazı kuv ayimilliye komutanları buna karşı çıkarak isyan ettiler. Vatanseverliklerinden şüphe edilmeyen bu kişilerin, düzenli ordunun kurulmasından sonra uyumsuzlukları başladı. Çünkü bunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesini ve düzenli ordunun varlığını kabul etmek istemiyorlardı. Yalnız kendi düşünceleri ve çıkarlarına göre hareket ettiklerinden belli bir otoritenin altına girmek gibi alışkanlıkları yoktu. Bu yüzden düzenli ordunun kurulmasına karşı çıkmışlardır. Düzenli ordunun kurulması ile bu ordunun emrine girmek istemeyen Demirci Mehmet Efe ve Çerkez Ethem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı isyan ettiler. Demirci Mehmet Efe Ayaklanması Refet Bey (Bele) komutasındaki kuvvetler tarafından bastırıldı (30 Aralık 1920 ). Milli Mücadelenin başlarında çok yararlı hizmetleri olan Çerkez Ethem’in isyanı ise Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa tarafından bastırıldı.

Türkiye Büyük Millet Meslisine karşı çıkan isyanlar;
- Kurtuluş Savaşı’nın uzamasına neden oldu.
- İtilaf devletlerinin yaptığı işgallerin kolaylaşmasına ve genişlemesine ortam hazırladı.
- Düzenli ordunun kurulmasını hızlandırdı.
- Çok sayıda Müslüman Türkün şehit düşmesine sebep oldu.
- Maddi yönden büyük kayıplara neden oldu.

Kategori: 
Konu ile İlgili Resimler: 
TBMM'ye Karşı Çıkan ayaklanmalar

Yeni yorum ekle

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.